NehaberBursa.com  l  Bursa'dan Haberin Olsun l
Son Dakika
 
 
 
Mudanya sahillerinde bir 'antik' liman kenti: KAPANCA
 

Mudanya sahillerinde bir 'antik' liman kenti: KAPANCA

YEŞİL BURSA Dergisi kentimizin çevresindeki ilgi çekici yerleri gündeme taşıyor. Bunlardan biri de Tirilye ve Eşkel arasındaki sahilde yer alan Kapanca antik liman kenti kalıntıları. Kapanca'yı keşfe çıkmaya ne dersiniz? İşte derginin mayıs sayısında yer alan öyküsü:

27 Haziran 2013 Perşembe 14:33
Yazdır

Kapanca denilen yer; Mudanya’nın batısındaki Tirilye beldesi ile Eşkel köyü (Daskyleion) arasında yer alan, antik kent ile liman kalıntılarının bulunduğu bir alanı kapsar. Burası Antik çağda Bitinya ülkesi toprakları içindeydi. O dönemden itibaren Roma, Bizans ve Osmanlı zamanlarında da önemli bir liman olarak kullanılmaktaydı. Hilal şeklinde küçük bir körfezin kenarında yer alıyor. Limanı, dolgu kısmı ile birlikte, eski Yunan abecesindeki at nalına benzeyen ‘omega’ harfini andırıyor. Antik dönemde; ‘Caesarea Germenice’ diye bilinen yerleşmenin büyük bir olasılıkla burası olduğu sanılıyor! Bazı kaynaklarda adı, ‘Germanicopolis’ diye de geçiyor. Bir diğer adının da ‘Ruheplatz der Kuh’ olduğu yolunda bilgiler var. O devirde burada ‘sikke’ de kestirildiği biliniyor. Döneme ait sikkelerin birinin üzerinde, kabartma olarak buradaki liman ile yerde yatan bir inek gösterilmiş. Bir başkasında da sadece‘inek figürü’ yer alıyor. Bu şekiller üzerinde biraz kafa yorunca; o yıllarda buralarda büyükbaş hayvancılığın yaygın olduğu ve canlı hayvan ihracatı yapılmış olabileceği akla geliyor! Ya da Hintli Budistler’de ve Yahudiler’de olduğu gibi inek ve buzağı kutsal mı sayılıyordu, diye düşünmeden edemiyor insan! Bir diğer sikke üzerinde de; ‘Olimpos’ (Keşiş/Uludağ) görülmektedir. Kalıntıların olduğu alan bugün için kalın bir toprak tabakası altında bulunuyor. Çevrede çanak, çömlek parçaları, tuğla kırıkları ve ucunun birine yakın kısmı delik olan dikdörtgen prizma şeklinde uzun taşlar bulunmuştur. Taşların gemileri bağlamak için ‘baba’ amacıyla kullanıldığı belirtiliyor.

 

 

Burası ile ilgili araştırmaları sırasıyla Jon Sölch (1911), Plinius ve Corsten gibi arkelog ve bilim adamları yapmışlardır. Önceleri kentin yerinin ‘Yaylacık’ köyü civarında olduğu lokaliz edilmiştir. Daskyleion / Dascilium (Eşkel) ile arasında Gelbes / Odryses ırmağı (Nilüfer Çayı) olduğu yazılagelmiştir. Ancak Kapanca ile Eşkel arasında Ketendere adında bir akarsu var. Anlaşılan bu husus düşünülmemiş görünüyor.

 

 

Romalılar zamanında (Titus Caesar dönemi) Bitinya ülkesinde yapılan atletizm yarışmalarına katılanlardan biri de; ‘Caesarea Germeniceli Metropones oğlu Tatianos’tur. Yarışmalarda şampiyon olması nedeniyle, bir kahraman gibi karşılanmıştır. Hemşehrileri kendisi için yazılı bir anıt sütun dikmişlerdir. Bahsi geçen bu mermer kaide de o yarışmalardan bahsedilmektedir. Bu mermer sütun şimdi ‘Yaylacık’ köyünde bulunmaktadır. Aynı zamanda dünya atletizm tarihine ışık tutacak bir buluntu bu. Adı geçen kişinin I.  ile III. yy. lar arasındaki yıllar içinde yaşadığı sanılıyor! Kaynaklarda burada genelde ‘soyluların’ oturduğu belirtiliyor.

 

 

Tarihi Kapanca limanı; ilk çağdan cumhuriyetin ilk yıllarına kadar İstanbul (Konstantinopolis) ile Kite (Ürünlü) ve Prusa (Bursa) arasındaki ulaşımın sağlanmasında bir bağlantı noktasıydı. Bursa ovasında ve Kite çevresinde yetişin ürünler İstanbul’a veya daha başka yerlere yelkenli ya da kürekli gemilerle buradan gönderiliyordu. İstanbul’dan veya diğer yerlerden gelen mallar da buradan kervanlarla Kite’ye ve Bursa’ya ulaştırılıyordu. Liman yakınında bulunan kilise kalıntısı (Aya Yani) ve yakınındaki tepe üzerinde bulunan yel değirmeni kalıntısı buranın aynı zamanda büyükçe bir yerleşim yeri olduğunun işaretleri gibidir. Tarihi süreç içinde Bursa - Mudanya arasında yol açılması ile Bursa’nın Marmara’ya açılan kapısı bu kez Mudanya oluyor.

 

Adı geçen yer, 1970’li yıllara kadar, İstanbul’a; başta soğan olmak üzere, diğer sebze meyvelerin gönderildiği bir iskele olarak kullanılıyordu.

 

Mudanya’ya 19, Tirilye’ye 9 km. uzaklıkta bulunuyor. Güneybatısındaki Yalıçiftlik köyüne ise 3,5 km. mesafededir.

 

Marmara denizinin güney kıyısında, Gemlik körfezi başlangıcında; İmralı Adası ile Armutlu Yarımadası’nın ucundaki Bozburun denilen uzantının arasına tekabül eden bir hizada bulunuyor.

  • LİMAN ALANININ İNCELENMESİ


28. 01. 2013 günü ‘Mudanya Kent Konseyi’ üyesi arkadaşımız Sait Alper’le birlikte buraya bir inceleme gezisi düzenledik. Bu yazının hazırlanmasında kendisinin çok önemli katkıları olmuştur. Tirilye’den itibaren batı yönünde 7 km. kadar gidip; Yalıçiftlik köyü sapağına 500 m. kala, asfalt yoldan denize doğru inen kuzey yönündeki tali toprak yola sapıp, iki küçük tepeyi aştıktan 1,5 km. kadar sonra, adı geçen ören yerine varılıyor. Burası atla gezinti yolu olarak düzenlenebilir. Yakınlarındaki ‘Ayazma’ denilen yerde de piknik yapılabilir ve festivaller düzenlenebilir. Yukarıda sözü edilen sapağın çevresinde birkaç tane zeytinyağı fabrikası kurulu.

 

 

Yolun çamur ve bozuk olması nedeniyle tam limanın bulunduğu yere kadar gidemedik. Yolun bakımının yapılması gerekmektedir. Uzaktan izleyip, gözlemlemek zorunda kaldık. Tirilye’nin eski mahalle muhtarlarından Mustafa Kaya bize çevreyi gezdirip rehberlik yaptı.

 

Tarihi ören yerinin sahile yakın kesiminde liman kalıntıları bulunuyor. Öyle anlaşılıyor ki, üst taraftaki alçak tepe uzaktan gelen gemileri görüp haber vermek için çok elverişli. Belki de korsan gemilerini gözetleyip, onlar gelmeden gerekli önlemleri almak için buradan gözetleme yapılıyordu! Kapanca’nın asıl merkezinden 300 m. kadar ilerisinde çevre halkının ‘Ayani’ (Aya Yani ya da Aya İrini olabilir.) dediği bir kilise harabesi var. Yakınlarında tepe altına doğru giren bir mağara bulunuyor. Çevredeki görüntülerden, buraların hazine avcıları tarafından zaman zaman kazıldığı anlaşılıyor. Burası yakın zamanda ‘tarihi SİT alanı’ ilan edilmiş. Kilisenin 300 – 400 m. kadar daha batısında, aradaki tepeciğin öbür yüzünde ‘Ketendere’ denilen küçük bir akarsu bulunuyor. Dere boyu bataklık. Eskiden bu çevrede yetiştirilen ketenler; dere içine yatırılarak bir süre bekletilip, liflerinden ayrılması sağlanırmış. Bahsi geçen dere Tirilye ile Yalıçiftlik köyü arasında sınır teşkil ediyor. Derenin denize yakın kısmı, aynı zamanda antik çağ’dan beri küçük gemilerin ve kayıkların rüzgârlı havalarda, dalgadan korunmak için sığındıkları bir doğal liman işlevi de görüyordu. Aslında burası liman için daha elverişli bir yer. Lakin eski dönemlerde buraların bataklık olduğu biliniyor. O nedenle hemen yakınındaki daha sert zeminli bir yer olan, ‘Kapanca’ sahili tercih edilmiş olmalı. Şimdi derenin önü dalgaların yığıp biriktirdiği, çakıllarla biraz kapanmış. Suyun akış yönü kuzeybatıya doğru yönelmiş. Derenin denizle birleştiği yerin iki yanında karşılıklı olarak iki küçük tepe yer alıyor. Üzerleri toprakla örtülü bu tepelerin altında, volkanik kökenli sağlam ‘bazalt’ kayaları bulunuyor. Kayaların bir bölümü Tirilye’deki dalgakırın yapılırken buradan çıkarılıp taşınmış. Tepelerin eteklerine, görünüşlerinden yakın zamanlarda inşa edildiği anlaşılan derme çatma yazlık evler ve kulübeler kondurulmuş.

 

 

Karşıdaki İmralı adası ile Armutlu yarımadası buradan çok güzel görünüyor. Gözler denizin mavisinden, Samanlı dağlarının yeşiline kayıyor. Açık havalarda buradan Prens adalarının ve İstanbul’un da göründüğü belirtiliyor.

Yalıçiftlik köyünden denize doğru uzanan toplam 3 km.uzunluğundaki yol, Tirilye – Eşkel asfaltını güney - kuzey doğrultusunda kestikten 1 km. sonra kıyıya ulaşıyor.  Sahil boyunda ince dar bir düzlük uzanıyor. Bahsi geçen bu yere; yakın zamanda şilepler için büyük bir liman yapılması gündemde. Limanın fizibilite çalışmalarının devam ettiği bildiriliyor.

  • Antik çağda Kapanca’dan Bursa yönüne giden ‘antik yol’ güzergâhı


Aslen Mudanya yakınlardaki Mirzaoba köyünden olan emekli öğretmen Sait Alper; eski yolun geçtiği yerleri, boğazı ve köprülerin yerlerini tek tek gösterdi.

Limandan çıkan yoldan ilerleyen at, katır, eşek veya deve kervanları; halen harap haldeki ‘eski şaraphane’ binasının doğusundaki zeytinlikler arasından geçip karşıdaki (güneydeki) tepelerin yamaçlarını izleyerek güneydoğuya doğru yöneliyor. Kuzgun Kayalar etekleri boyunca güneydoğu istikametine doğru gidilerek, Nurettin Ağa Çeşmesi’nin yanından İzkaya denilen yere varılıyor. Buradan Kapanca’ya doğru giden eski yolun geçtiği yerlerin izleri patika halinde görülüyor. Buradan denize doğru bakıldığında görünen şahane manzara sizi, adeta büyülüyor!

Yol, Tirilye’den gelen kolla burada birleşiyor. İlerledikçe, anılan yerin yaklaşık 1 km. güneyinde ‘Barabali Boğazı’na (belen /derbent) ulaşılır. Burası, iki yamacın birbirine yaklaştığı çok dar bir geçittir. Antik dönemde Mudanya Tepelerini kuzey – güney doğrultusunda aşan tek yer burasıdır. Önemi bundan geliyor. Buradaki dere kenarında yol iki çatal olur. Batıya doğru giden Kaymakoba köyüne varır. Yolun hemen alt tarafında ‘Ayazma Pınarı’ bulunmaktadır. Buradan çıkan suyun birçok deri ve cilt hastalıklarına iyi geldiği çevre halkı tarafından anlatılmaktadır.

Ayazma Pınarı’nın ‘horasan harcı’ ile yapılan duvarları hazine arayıcaları tarafından tahrip edilmiştir. Yol ileriye doğru takip edildiğinde, 1 km. kadar sonra Kurt Tepeleri eteğinde kurulmuş olan Kaymakoba köyüne varılır. Asıl yolun güneydoğuya doğru giden kolu izlenirse Eğrek Kaya ile Akbaba Kayalıkları ve Yusuf deresi geçilip, Papazini mağarasının alt tarafından devam edilerek, küçük çağlayanın yanından geçilip Mirzaoba köyüne girilir. Bu köyden 2 km. sonra Dereköy’e ulaşılır. Burası eski bir Rum yerleşmesidir. Rumlar zamanındaki adının ‘Fotahorja’ veya ‘Hipotahorja’ diye bilinmektedir. Bir kayıtta da Caeraeia ya da Caesarea diye geçmektedir.

(Köyün şimdiki sakinleri Girit ve Kavala’dan gelen göçmenlerin torunlarıdır. Ataları vapurla Mudanya iskelesine geldiğinde; Mirzaobalılar bunların eşyalarını at, katır, eşek gibi yük hayvanları ile taşıyıp Dereköy’e getirmişlerdir.) Tarihi kervan yolu buradan sonra; Çekrice ve Balabancık köylerinin üstünden, Dedeköy’ün altından güneydoğuya doğru yönelip, Hasköy’ün alt taraflarında Nilüfer yalısı boyunca giderek, çay üzerinde bulunan kemerli ve dört gözlü eski Mudanya köprüsüne ulaşıyor. Köprünün karşı tarafından 300 – 400 m. kadar ilerledikten sonra bir yamaca tırmanılır. Buradan Yolçatı köyü (Göbelye) üzerinden gidilerek Özlüce (İnesi) köyüne varılır. Özlüce’nin alt taraflarında bulunan üç gözlü kemerli köprü geçilip Kite’ye (Ürünlü) gidilir.

Buradan da Prusa’ya varılırdı. Bu yol güzergâhı üzerinde bulunan köylerin halkı; 1960’lı yıllara kadar at sırtında, katır sırtında Bursa’ya gidip gelirlerdi. Ürettikleri zeytin, zeytinyağı ve ipek kozası gibi ürünlerini de yine aynı şekilde Bursa pazarına ulaştırırlardı. Hatta; sırtlarında heybeler, küfeler ve ellerinde sepetlerle Bursa’ya yaya olarak da gidip gelenlerin olduğu köylüler arasında anlatılıyor. Daha eski devirlerde bu yolun bir kolunun da Kite’den sonra ‘Dağ Yöresi’ne doğru devam ettiği söyleniyor.

GÖRÜŞ VE ÖNERİLER…

Yukarıda sözü edilen eski yol güzergâhı yeniden canlandırılarak turizme kazandırılabilir. Örneğin; Bursa’ya gelen bir turist kafilesi Ürünlü’ye (Kite) götürülerek köy içi ile kalesi ziyaret edilir, oradan sonra Özlüce ve Balabancık köyü yakınlarındaki Bizans’tan kalma köprülerden geçilerek, Dereköy’e varılır. Buradaki eski kilise görülür, sonrasında Mirzaoba köyüne atlanarak tarihi çeşme, Çanakkale Şehitleri Abidesi ve Papazlar mağarası gösterilir. En sonunda da Kapanca’ya gidilerek ören yeri ve kilise kalıntısı gezilip görülür. Dönüşte Tirilye’deki kilise ve diğer tarihi binalar ziyaret edilir, ardından yol üzerindeki Kumyaka’da (Siği) Baş Melekler Kilise’si görülür ve köy yemekleri yenir. Daha sonra Mudanya’ya geçilerek, tarihi ve turistik yerler gezilerek aynı gün Bursa’ya dönülür.

Kanımca; böyle tarihi yolların yürüyüş ve turizm amaçlı kullanılması, düşünülmesi gereken bir husustur.

Üstteki paragrafta bahsi geçen güzergâh; Mudanya yolundaki Bademli kavşağından itibaren, batıdaki Hasköy ve Balabancık üzerinden gidilerek de ‘Kapanca’ya bağlanabilir. Doğal güzellikler arasından gidilerek, muhteşem bir manzara eşliğinde, birkaç köyün içinden geçilerek ‘Kapanca’ya ulaşılır.

Kapanca Bizans’ın önemli limanları arasındaydı. Prusa veya Anadolu’nun daha başka yerlerinden gelen mallar, buradan İstanbul’a gönderilirdi. Bunların arasında zeytinyağı, sabun, defne, tuz ve şap gibi ürünlerin de bulunduğu söylenir. İstanbul’dan gelen mallar da, buradan Prusa’ya veya Anadolu’nun daha başka yörelerine sevk edilirdi. Rehberimiz Mustafa Kaya, Osmanlı’nın son dönemlerinde buradan Amerika’ya zeytin, zeytinyağı ve defne yaprağı gönderildiğini beyan etti.

Osmanlılar Bursa ovasını ele geçirdikten sonra; özellikle de Orhan Gazi döneminde Kapanca’dan ve Tirilye’den Prusa’ya gönderilen yardımların önünü kesmek için, ‘Barabali Boğazı’nın iki tarafını kontrol altında tutmak üzere Karakeçili Yörükleri’nden Mirza ve Kayı (Kaymak) adlı iki kardeş beyi buraya gönderir. (Murat adlı kardeş de Gemlik yolunu tutmakla görevlendirilir.) Bunlar obalarıyla birlikte ‘ön karakol göreviyle’ ‘Boğaz’ yakınlarına gelip yerleşirler. Emirlerine de 50’şer tam teçhizatlı çeri verilir. Geçit bu şekilde kontrol altına alınır. Prusa’ya yardım gelmesini engellerler. Sonuçta yeterli yardımı alamayan, Prusa Kalesi’nin Bizanslı komutanı kaleyi teslim etmek zorunda kalır. Orhan Gazi ve alpleri kaleyi teslim alırlar (1326). Teslim olanlardan isteyenlerin Kios (Gemilik) limanından Kostantinapolis’e  (İstanbul) gitmelerine izin verilir.

12  02  2013 Salı günü; ‘Mudanya Kent Konseyi’ ve ‘Turizm Derneği’ adına Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Sayın Mustafa Şahin’i üç kişilik bir heyetle ziyaret ederek, konu hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. Kendisinden; adı geçen antik kent hakkında araştırmalar yapılarak, Almanca bir makale yayınlandığını öğrendik. Konu hakkında daha geniş bir bilgi sahibi olduk. Havaların iyileşmesinden sonra buraya birlikte bir gezi düzenlemeyi kararlaştırdık.

Yeni çalışmalarla bu antik liman ve antik yol canlandırılıp turizme kazandırılmalıdır. Bunun için ön tasarım hazırlanıp çalışmalara başlanması yerinde olur düşüncesindeyiz.

Eski çağlarda Kapanca ve Tirilye limanları ile Kite’yi (Ürünlü) birbirine bağlayan antik kervan yolunun geçtiği güzergah

*Kapanca Antik Limanı --- *Tirilye

*Eski şaraphane binası

*Kuzgun Kaya

*Nurettin Çeşmesi

*İzkaya

*Barabali Geçidi

*Ayazma Pınarı

*Eğrekkaya

*Akbaba Kayalıkları

*Papaz İni Mağarası

*Yusuf Deresi --- Çağlayan

*Mirzaoba Köyü

*Dereköy (Cearaeia)

*Çekrice Köyü

*Balabancık Köyü

*Antik Nilüfer Köprüsü

*Yolçatı Köyü (Göbelye)

*Özlüce (İnesi) Antik Köprüsü

*Kite (Ürünlü) Kazası --- *Prusa (Bursa)

Araştırmacı-Yazar

Hüseyin GENÇ

Anahtar Kelimeler: Mudanya, Tirilye, Eşkel, Kapanca,
Bu haber toplam 25638 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Yazarlar
Misafir Yazarlar
Anket
Videogaleri
Fotogaleri
Çok Okunanlar
Tarihte Bugün
1949 Mao Zedong önderliğinde Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu; Mao, Çin Halk Cumhuriyeti'nin ilk başkanı seçildi.
Hava Durumu
Havadurumu
Finans
İMKB 100
74.155
USD ALIŞ
2.2770
USD SATIŞ
2.2900
EURO ALIŞ
2.8670
EURO SATIŞ
2.8850
POUND ALIŞ
3.6750
POUND SATIŞ
3.7300
ALTIN ALIŞ
88.9300
ALTIN SATIŞ
89.5800
Namaz Vakitleri
İmsak
05:12
Güneş
06:52
Öğlen
13:05
İkindi
16:23
Akşam
18:57
Yatsı
20:24
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
Akhisar Bld.Spor
4
3
1
0
10
 2
Beşiktaş
4
2
2
0
8
 3
Gençlerbirliği
4
2
1
1
7
 4
Mersin İdman Yurdu
4
2
1
1
7
 5
Galatasaray
4
2
1
1
7
 6
Fenerbahçe
4
2
1
1
7
 7
Kasımpaşa
4
1
3
0
6
 8
Bursaspor
4
2
0
2
6
Sayısal Loto
27.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 - 09 - 20 - 27 - 45 - 48
On Numara
29.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 - 08 - 09 - 11 - 15 - 16 - 19 - 26 - 27 - 28 - 29 - 43 - 45 - 52 - 58 - 59 - 60 - 66 - 70 - 74 - 75 - 76
Süper Loto
25.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
08 - 11 - 12 - 39 - 40 - 45
Şans Topu
24.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 - 11 - 13 - 32 - 33 - 11